Sosyal kaygı bozukluğu ve yaygın kaygı bozukluğu, kişinin günlük yaşamını, iş performansını, akademik yaşamını ve sosyal ilişkilerini etkileyebilen yaygın ruh sağlığı sorunları arasında yer almaktadır. Sürekli endişe hali, olumsuz değerlendirilme korkusu, aşırı düşünme ve geleceğe yönelik yoğun kaygılar zamanla kişinin yaşam kalitesini düşürebilir. Uygun psikoterapi desteği ile kaygıyı yönetmek ve daha işlevsel bir yaşam sürmek mümkündür.
Sosyal ve Yaygın Kaygı Nedir?
Sosyal kaygı bozukluğu, kişinin başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği, eleştirileceği veya küçük düşeceği düşüncesiyle yoğun kaygı yaşaması durumudur. Yaygın kaygı bozukluğu ise günlük yaşamla ilgili birçok konu hakkında kontrol edilmesi güç, sürekli ve aşırı endişe duyma ile karakterizedir.
Sosyal ve Yaygın Kaygı Belirtileri Nelerdir?
- Sürekli endişeli hissetme
- Aşırı düşünme ve zihni susturamama
- Gelecekle ilgili yoğun kaygılar yaşama
- Başkaları tarafından eleştirilme korkusu
- Toplum içinde konuşmaktan çekinme
- Hata yapma korkusu
- Çarpıntı ve nefes darlığı hissi
- Kas gerginliği
- Uyku problemleri
- Sosyal ortamlardan kaçınma
Sosyal ve Yaygın Kaygı Terapisi Nasıl İlerler?
Terapi süreci kişinin yaşadığı belirtilerin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ile başlar. Kaygıyı sürdüren düşünce kalıpları ve kaçınma davranışları ele alınır.
Terapi Sürecinde Neler Çalışılır?
- Kaygıyı sürdüren düşünceleri fark etmek
- Aşırı düşünme döngüsünü anlamak
- Olumsuz otomatik düşünceler üzerinde çalışmak
- Özgüven ve baş etme becerilerini geliştirmek
- Günlük yaşam işlevselliğini artırmak
Sosyal ve Yaygın Kaygı ile Baş Etmek Mümkün mü?
Evet. Uygun psikoterapi desteği ile yaşam kalitesinde önemli iyileşmeler sağlanabilmektedir.
Ne Zaman Destek Alınmalıdır?
Kaygı günlük yaşamı etkilemeye başladığında profesyonel destek almak faydalı olabilir.
Randevu ve İletişim
Sosyal kaygı ve yaygın kaygı ile ilgili destek almak için Uzman Klinik Psikolog Nagihan Kaya ile iletişime geçebilirsiniz.